KAMU KESİMİNDE ÖZEL GÜVENLİK HİZMETİNİN GELİŞİMİ

 

Özel güvenlik kullanımı, son zaman­larda tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz­de de yaygın hale gelmiştir. Bu genişle­meden zamanla kamu kurum ve kuru­luşları da payını almıştır. Özel güvenlik hizmetinin kamuda yaygınlaşmasının te­mel nedenleri, kamu güvenliğini tamam­layıcı mahiyetteki güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesi ve kolluk faaliyetlerine katkı sağlanmak istenmesidir. Özel gü­venlik hizmetleri, ilgili mevzuatta belirti­len hükümler çerçevesinde kurulan özel güvenlik şirketleri aracılığıyla yerine ge­tirilmektedir.

 

Özel Güvenlik Hizmetlerinin Gelişim Süreci

Değerlendirmeler Doç.Dr.R.Cengiz Derdiman

Özel güvenlik hizmetleri, ülkemizde ve dünyada yeni bir uygulama değildir. Özel güvenlik, ABD'de, I. Dünya Savaşı sonra­sında polisiye hizmetlerin yetersiz kaldığı durumlarda ortaya çıkmıştır. Özellikle, demiryolları ağlarının gelişmesi ve uzun mesafelerde yaygınlaşması ve mevcut kamu güvenlik teşkilatının demiryollarının korunmasında yetersiz kalması zamanla özel güvenlik teşkilatlarının kurulmasına neden olmuştur. Günümüzde ABD'de özel güvenlik teşkilatı personeli olarak görev yapmakta olan personel sayısı, resmî gü­venlik personelinden daha fazladır.

Demiryolu ulaşımında başlayan özel güvenlik zamanla, kişilerin, taşınabilir mallar ve gayrimenkullerin, nakil esnasın­da para ve kıymetli malların korunmaları­na, spor müsabakaları, sahne gösterileri, fuar ve her türlü sosyal etkinliklerde koru­ma tedbirlerinin alınması, sivil havacılık güvenliğinin sağlanması, liman güvenli­ğinin sağlanması, güvenlik sistemlerinin kurulması, bakım ve yönetimi gibi çeşitli dallarda uygulanmaya başlanmıştır.

Ülkemizde fikri alanda 1966 yılından bu yana özel güvenlik uygulamasının ka­bul edildiği; hatta o tarihlerde hazırlanan tasarılar kanunlaşmasa bile, barajlar gibi korunması gereken önemli yerlerin gü­venliğinin özel bir şekilde sağlanması için yönetmelikler çıkarıldığı görülmektedir. Hatta 1950'li yıllarda çıkarılan Sabotaj­lara Karşı Korunma Yönetmeliği gibi yö­netmelikler sebebiyle, sorunun belirtilen tarihlerden öncelere dayandığı sonucu da çıkarılabilmektedir.

 
Özel Güvenlik Hizmetlerinin Yasal Dayanak­ları

 

Türkiye'de özel güvenliğe ilişkin ilk kanuni düzenleme 22/7/1981 tarihli ve 2495 sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanun ile yapılmıştır.

Kamunun yeniden yapılanmasından ve gelişiminden etkilenen hizmet sektör­lerinden biri de özel güvenlik sektörü ol­muştur. Özel güvenlik hizmet sektörü bu dönüşüm sonucu daha da yaygınlaşmış­tır. Bu süreçte, oluşan bir takım sorunlar nedeniyle yeni bir kanunun oluşturulması zorunlu olmuştur. Bu amaçla, 2495 sayılı kanunu yürürlükten kaldıran 10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hiz­metlerine Dair Kanun yürürlüğe girmiş­tir.

Bu Kanunun amacı yukarıda da belirt­tiğimiz üzere kamu güvenliğini tamam­layıcı mahiyetteki özel güvenlik hizmet­lerinin yerine getirilmesine ilişkin esas ve usulleri belirlemektir. Söz konusu Kanun, özel güvenlik izninin verilmesine, bu hiz­meti yerine getirecek kişi ve kuruluşların ruhsatlandırılmasına ve denetlenmesine ilişkin hususları kapsamaktadır. Ayrıca bu kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan yönetmelik 7/10/2004 tarih ve 25606 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yü­rürlüğe girmiştir.

51 88 sayılı Kanun yürürlüğe girmiş ol­masına rağmen, bazı kamu kurum ve ku­ruluşlarının mevzuatlarında, özel güvenlik hizmetlerine ilişkin uygulamaların 2495 sayılı Kanuna göre yürütecekleri belirtil­miştir. Bu kurumların kendi mevzuatların­da yer alan 2495 sayılı Kanuna yapılan atıfları 5188 sayılı Kanuna atıf yapacak şekilde düzenlemeleri gerekmektedir.

Özel Güvenlik Şirketlerinin Kurulması ve Fa­aliyet İzni Alması

51 88 sayılı Kanuna göre özel güvenlik şirketlerinin özel güvenlik alanında faali­yette bulunması İçişleri Bakanlığının izni­ne tabidir. Faaliyet izni verilebilmesi için şirket hisselerinin nama yazılı olması ve faaliyet alanının yalnız koruma ve güven­lik hizmeti olması zorunludur. Bu alanda faaliyette bulunacak özel güvenlik şirket­leri, şubelerini bir ay içinde İçişleri Bakan­lığına ve ilgili valiliğe yazılı olarak; hisse devirlerini de bir ay içinde İçişleri Bakan­lığına bildirmek durumundadırlar.

 

Yabancı kişilerin özel güvenlik şir­keti kurabilmesi ve yabancı şirketlerin Türkiye'de özel güvenlik hizmeti verebil­mesi karşılıklılık esasına tabidir. Bu alan­da mütekabiliyetin mevcut olup olmadığı Dışişleri Bakanlığından sorulmaktadır.

Yıllar itibariyle faaliyet izni alan özel güvenlik şirketi sayısı Tablo 1'de yer almaktadır. Tabloyu incelediğimizde faali­yet izni alan özel güvenlik şirketi sayısının özellikle 2005 yılında büyük artış göster­diği görülmektedir. Bu yıldan itibaren sayı gittikçe azalmaktadır.

 

Tablo 1. Yıllar İtibariyle Faaliyet İzni Alan Özel Güvenlik Şirketi

Sayıları

 

 

2004

2005

2006

2007

2008

TOPLAM

Özel Güvenlik Şirket Sayısı

29

516

240

145

55

985

Özel Güvenlik Eğitim Kurumu Sayısı

38

292

102

96

35

563

 

Kaynak: İçişleri Bakanlığı

 

Özel Güvenlik Görevlilerinde Aranan Şartlar

51 88 sayılı Kanunda özel güvenlik gö­revlilerinde aranacak şartlar şu şekilde sayılmıştır;

T.C. vatandaşı olmak.

Silahsız olarak görev yapacak­lar için en az sekiz yıllık ilköğretim veya ortaokul; silahlı olarak görev yapacaklar için en az lise veya dengi okul mezunu olmak.

18 yaşını doldurmuş olmak.

Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası­na ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, cinsel

dokunulmazlığa karşı suçlar, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, iha­leye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvar­lığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya fuhuş suçlarından mahkûm olmamak.

Görevin yapılmasına engel ola­bilecek vücut ve akıl hastalığı ile özürlü bulunmamak.

Özel güvenlik temel eğitimini ba­şarıyla tamamlamış olmak.

2008 yılı itibariyle İçişleri Bakanlığı verilerine göre polis bölgesi kapsamın­da özel güvenlik görevlisi sayıları ve özel güvenliğe ilişkin diğer bazı veriler Tablo 2'de yer almaktadır.

Özel Güvenlik Görevlilerinin Hukuksal Statüsü ve Yetkileri

5188 sayılı Kanun ile bu Kanuna iliş­kin uygulama yönetmeliği birlikte değer­lendirildiğinde birden fazla özel güvenlik görevlisi türü olduğu ortaya çıkmakta­dır:

 

Tablo 2. Polis Bölgesi Kapsamında Özel Güvenliğe İlişkin Bazı Veriler

2008

Özel Güvenlik Sınavında Başarılı Olan Kişi Sayısı

403.793

Özel Güvenlik Sertifikası Alanların Sayısı (Silahlı)

203.862

Özel Güvenlik Sertifikası Alanların Sayısı (Silahsız)

165.280

Özel Güvenlik Görevlisi Kimlik Kartı Alanların Sayısı (Silahlı)

163.241

Özel Güvenlik Görevlisi Kimlik Kartı Alanların Sayısı (Silahsız)

87.000

Alarm Merkezlerinin Sayısı

121

Kaynak: İçişleri Bakanlığı

 
1-) Özel güvenlik şirketine bağlı özel güvenlik görevlisi,

2-) Bir kamu kuruluşunda kamu per­soneli statüsünde çalışan güvenlik gö­revlisi,

Bir kamu kuruluşunda çalışan ve işçi niteliğindeki özel güvenlik görevlisi, İş Ka­nunu hükümlerine tabi iken, kamu görev­lisi sıfatını taşıyan güvenlik görevlisi 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabidir. Bu bağlamda kamu görevlisi

olarak çalı­şan güvenlik görevlileri memur güvence­sinden yararlanma imkânına sahip iken, işçi niteliğindeki özel güvenlik görevlisi İş Kanunu hükümlerine tabi olup, görevle­rine daha kolay son verilebilmektedir. Bu ise güvenlik hizmetlerinde istihdam edilen kişilerin ikili bir yapıya tabi kılındıkları so­nucunu doğurur.

Kamu kesiminde daha çok özel gü­venlik şirketine bağlı özel güvenlik gö­revlileri istihdam edilmektedir. Bu nitelikte istihdam edilen özel

özel güvenlik görevlileri de İş Kanununa tabi çalışmaktadır.

Özel güvenlik görevlilerinin yetkile­ri kamu güvenlik görevlilerine nazaran daha dar ve sınırlıdır. 5188 sayılı Kanun­da söz konusu görevler şu şekilde sayıl­mıştır.

Koruma ve güvenliğini sağladık­ları alanlara girmek isteyenleri duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini de-dektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden ge­çirme.

Ceza Muhakemesi Kanununun 90 ıncı maddesine göre yakalama.

Görev alanında, haklarında ya­kalama emri veya mahkûmiyet kararı bu­lunan kişileri yakalama ve arama.

 

Yangın, deprem gibi tabii afet durumlarında ve imdat istenmesi halin­de görev alanındaki işyeri ve konutlara girme.

Genel kolluk kuvvetlerine derhal bildirmek şartıyla, aramalar sırasında suç teşkil eden veya delil olabilecek ya da suç teşkil etmemekle birlikte tehlike doğura­bilecek eşyayı emanete alma.

Terk edilmiş ve bulunmuş eşyayı emanete alma.

Kişinin vücudu veya sağlığı bakı­mından mevcut bir tehlikeden korunması amacıyla yakalama.

Olay yerini ve delilleri koruma, bu amaçla Ceza Muhakemesi Kanunu­nun 168 inci maddesine göre yakala­ma.

Türk Medeni Kanununun 981 inci maddesine, Borçlar Kanununun 52 nci maddesine, Türk Ceza Kanununun 24 ve 25 inci maddelerine göre zor kullanma.

Kamu Kurumları Özel Güvenlik İznini Nasıl Almaktadır?

Kamu kurum ve kuruluşları kendi bünyelerinde özel güvenlik birimi kur­mak veya güvenlik hizmetini özel şirket­lere gördürmek istediği takdirde valilikler­den bu konuya ilişkin izin almaları gerek­mektedir.

Valilik söz konusu izni, valinin görevlendireceği bir vali yardımcısının başkanlığında, il emniyet müdürlüğü, il jandarma komutanlığı, ticaret odası baş­kanlığı, sanayi odası başkanlığı temsilci­sinden oluşan ve kararlarını oy çokluğu ile alan özel güvenlik komisyonunun ka­rarı üzerine vermektedir. Kanunun belir­lediği istisnai haller dışında, komisyonun olumlu kararı olmadan vali tarafından özel güvenlik izni verilememektedir.

 

Özel güvenlik izninin kapsamında şunlar yer almaktadır:

 

•           Hizmetin konusu,

 

•           Hizmetin ne şekilde yerine geti­rileceği,

 

•           Hizmetin ne şekilde verileceği, Hizmetin kaç personel eliyle yü­rütüleceği,

İhtiyaç duyulan silah ve teçhizat miktarı.Valilik tarafından, özel güvenlik tale­bine ilişkin gerekli inceleme yapıldıktan sonra özel güvenlik izni verilen kişi ve kuruluşlar için Özel Güvenlik İzin Belgesi düzenlenmektedir.

Geçici ve acil haller dışında özel gü­venlik uygulamasının sona ermesi, en az bir ay önceden başvurulması şartıyla komisyonun kararı ve valinin onayı ile gerçekleşir.

Kamu kurumları Özel Güvenlik Hizmet izni al­dıktan sonra hizmeti doğrudan satın alabilir mi?

Kamu kurumları, özel güvenlik hizmet izni aldıktan sonra kurum bütçelerinde konuya ilişkin ödenek olduğu takdirde söz konusu izin kapsamında özel güvenlik hizmeti alımı yoluna gidebilmektedir. An­cak kurumların bütçelerinde yeterli öde­nek bulunmadığı takdirde Maliye Bakan­lığına ödenek tahsisi konusunda başvuru yapmaları gerekecektir.

2009-2011 dönemine ilişkin Bütçe Hazırlama Rehberinde, mal ve hizmet alımlarına ilişkin açıklamalar bölümün­de hizmet alımı suretiyle özel güvenlik hizmetlerini karşılayacak kurumların, valilik tarafından belirlenen özel güven­lik görevlisi sayısını aşamayacakları ve özel güvenlik hizmetine ilişkin bilgi for­munu doldurmaları gerektiği belirtilerek güvenlik ve koruma hizmetlerinin ihale suretiyle temini durumunda buna ilişkin ödenek tekliflerini "03.1.4 Kurumsal gü­venlik hizmetleri" fonksiyonel kodunda ve "03.5.1.09 Özel Güvenlik Hizmeti Alım Giderleri" ekonomik kodunda gösterme­leri gerektiği belirtilmektedir.

 

Tablo 3. Özel Güvenlik Ödenek ve Harcama Miktarlari

KURUMLAR

2007

2008**

 

 

ÖDENEK

HARCAMA

ÖDENEK

HARCAMA

 

GENEL BÜTÇELİ KURUMLAR

15.984

14.069

30.795

14.072

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI

29.735

30.247

41.329

20.406

DİĞER ÖZEL BÜTÇELİ İDARELER

19.944

32.785

22.911

21.141

TOPLAM***

65.663

77.101

95.035

55.619

* Merkezi Yönetim Bütçe Kapsamı olarak alınmıştır. Mahalli İdareler ve Sosyal Güvenlik Kurumları bu

kapsamda yer almamaktadır.

** Temmuz 2008 itibariyle gerçekleşme

*** Kurumların farklı bütçe tertiplerinde izlediği özel güvenlik hizmeti tutarları toplama dahil edilmemiştir. Kaynak: E-Bütçe

 

Kurumun söz konusu talepleri ilgili Devlet Bütçe Uzmanları tarafından kurum ile yapılan bütçe görüşmelerinde değer­lendirilmektedir. Talep uygun görüldüğü takdirde kurum bütçesine konuya ilişkin olarak ödenek tahsis edilmektedir. Öde­nek tahsis edilen kurum, bütçe kanunu yayımlandıktan sonra bütçe kanununda yer alan ödenek kullanımına ilişkin usul ve esaslara riayet ederek özel güvenlik hizmeti satın alma yoluna gidebilmek­tedir.

Geçmiş yıllara bakıldığında 2007 yı­lında 65.663 Bin YTL ödenek bu amaçla tahsis edilmiş ve ancak yıl sonunda har­cama 77.101 Bin YTL olarak gerçekleş­miştir. 2008 yılında bu amaçla konulan ödeneğe baktığımızda rakamın 95.035 Bin YTL ye çıktığı görülmektedir.

 

SONUÇ

Kamu güvenliğini geniş anlamda, kişi­lerin ve toplumun refah, huzur ve mutlu­luğunu sağlayacak güven ortamının tesis edilmesi olarak tanımlayabiliriz. Bu yet­kinin tek kullanıcısı olan devlet, zaman­la bu yetkisini özel sektörle paylaşmaya başlamıştır. Gelişen, büyüyen toplumsal ve sosyal yapı sonucu devletlerin kamu güvenliği konusunda giderek daha faz­la ihtiyacı karşılayacak konuma gelmesi, kaynakların daha rasyonel kullanılması zorunluluğu ve hizmetin istenilen kalitede sunulamayışı bu yetki paylaşımının temel nedenleri olmuştur.

Devletler ulusal güvenlikten ziyade toplum içerisinde yer alan güvenlik hiz­metlerinde yetki paylaşımında bulunmak­tadır. Bu paylaşımın bir sonucu olarak ortaya çıkan özel güvenlik, devlet faali­yetlerinden olan kamu güvenliği hizmet­lerinin bir kamu hizmeti olarak herhan­gi bir yöntemle özelleştirilmesi anlamına gelmektedir. Bu şekildeki

kamu güvenliğini tamamlayıcı nitelikteki güvenlik faaliyetlerinin devletin gözetim ve deneti­mi altındaki özel kuruluşlar tarafından sağlanması, kamu güvenlik hizmetlerinin kalitesini artıracak ve toplumun daha hu­zurlu ve mutlu bir ortama kavuşmasına zemin hazırlayacaktır.

Güvenlik hizmetlerinin kamunun de­netimi ve gözetiminde kısmen özelleşti­rilmesi makro ekonomik politikalar açı­sından istihdam olanaklarını artırarak işsizliğin azaltılmasını sağlarken devletin giderlerinin azalmasını, vergi gelirlerinin artmasını sağlamaktadır.

Bununla birlikte güvenlik hizmetlerinin kamuda yaygınlaşması beraberinde bazı sorunları da getirmiştir. Özel güvenlik hiz­metlerinin ülke açısından stratejik öneme haiz kurum ve işlerde uygulanması tartış­ma konularının başında gelmektedir. Bu konuda iki farklı düşünce bulunmaktadır. Birinci düşünceye göre bu kurumlarda ve yahut işlerde ülke güvenliği ve gelişimi açısından üretilen ya da bulunan bilgi­lerin dışarıya çıkarılmasının önlenmesi amacıyla güvenliğin özel sektör yerine tamamen kamu tarafından yapılması ge­rekmektedir. Diğer düşünceye göre ise özel güvenliğin kapsamının sınırlandı­rılması yerine özel güvenlik şirketlerinin kamu tarafından ruhsatlandırılması, özel güvenlik görevlilerinin şartlarının detaylı olarak kamu tarafından belirlenmesi ve sonrasında düzenli olarak kamu tarafın­dan kontrolünün yapılmasıdır.

Ekonomik açıdan değerlendirildiğinde ise kamu kurumlarındaki özel güvenlik hizmeti için bütçeden ya da farklı kamu kaynaklarından ayrılan kaynak miktarının tespiti önem taşımaktadır. Kamu güven­liği ve özel güvenlik arasındaki alterna­tif maliyet çalışmasının yapılması gerek­mektedir.

Mehmet USLU

Devlet Bütçe Uzman Yardımcısı
mehmetuslu@bumko.gov.tı